c Cevad Memduh Altar / Çeşitli Belgeler / xxx
Cevad Memduh Altar1902-1995
English | Français | Deutsch | Italiano | Español

BELGELERÇEŞİTLİ BELGELER

“Sanat ve Sanatçılar”
Aylık Plastik Sanatlar Dergisi
Yıl: 1, Sayı: 12
Kasım 1965

FATİH SULTAN MEHMET VE
KANUNİ SULTAN SÜLEYMEN HEYKELLERİ İÇİN
AÇILMASI KARARLAŞTIRILEN
ULUSLARARASI SINIRLI YARIŞMANIN
HAZIRLIKLARIYLA İLGİLİ RAPOR

(Cevad Memduh Altar – Orhan Çaplı)

7. sayımızda Cevad Memduh Altar’ın
“Fatih ve Kanuni anıtları açısından Henry Moore ve ötekiler”
adlı makalesini yayımlamıştık.
Bu makalenin yayımından bir ay kadar sonra
İstanbul’daki Fatih Anıtı Yaptırma Derneği’nin çalışmaya başladığını
 İstanbul Radyosunun bir yayınından öğrenmiş bulunuyoruz.
Fatih Anıtını Yaptırma Derneği’nin çalışmalarına ışık tutar amacıyla
1957 yılında yapılan çalışmalarla ilgili raporu
Okuyucularımıza ve ilgili dernek mensuplarına sunuyoruz.

 

           A- Hazırlık Safhaları:

            Ekim 1956 ayında, İstanbul’da “Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu” merkezinde yapılan uzmanlar toplantısının teklif kararı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün onayı ile “Fatih Sultan Mehmet” ve “Kanuni SultanSüleyman”ın anılarına birer anıtsal heykel dikmek için uluslararası sınırlı yarışma açılması hususu kararlaştırıldıktan sonra, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Millî Eğitim Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü tarafından birlikte tespit edilen hazırlık programının uygulanmasına derhal başlanmış ve bu cümleden olmak üzere:

               
  1. Türkçe, Almanca ve Fransızca biyografiler ile her iki hükümdarın çehreleriyle ilgili fotografi, fotokopi v.b. reprodüksiyon malzemesini ve kentçilik bakımından gerekli: proje, plan v.b.yi tam ve yetkin bir dokümantasyon halinde tertip ve tanzim edecek ekipler derhal çalışmaya başlatılmış,
  2.            
  3. Milletlerarası sınırlı yarışmaya ve milletlerarası jüriye katılmalarında faydası düşünülen dünyaca tanınmış heykeltıraşlar ve sanat adamlarıyla şifahi temaslara geçmek üzere gerekli isim listeleri tespit edilmiştir.

            Fransa, İtalya, Almanya, İngiltere, Amerika, İsveç, Avusturya ve Yugoslavya’da bulunan tanınmış sanatçıların “Fatih” ve “Kanuni” konularında olan ilgi dereceleri, direkt temas ve istişarelerle önceden tespit edilmeden, bunların Vakıflar İdaresince yarışmaya ve jüriye yazılı olarak davet edilmeleri, birçok bakımlardan mahzurlu görülmüştür. Bu bakımdan yalnız tarihimize değil, kişiliklerinin büyüklüğü ve başardıkları işlerin azameti bakımından dünya tarihine mal olmuş her iki hükümdar için açılacak anıt yarışmasının ve teşkil edilecek jürinin, sırf ülkemiz sanat çevresine inhisar ettirilmeyip, dünya kamu oyuna da ulaştırılması suretiyle millî ve uluslararası sanat çevrelerine bir arada mal edilmesi hususunda önceden alınan prensip kararının gereği gibi uygulanması ve adları söz konusu olan yerli ve yabancı bütün sanatçı ve sanat adamlarıyla şifahi temasın yerinde sağlanması bakımından Vakıflar Genel Müdürlüğünce teşkil ve Devlet Bakanlığınca tasvip edilen heyet, ilk olarak yukarıda sözü edilen ülkelerin hemen hepsine gidip, ilgili devletler elçilikleriyle Dışişleri Bakanlığımız arasında teati edilen notalar gereğince tespit edilen gün, tarih ve saatlerde gerekli temasları yapmış, fikir alışverişinde bulunmuş ve uluslararası sınırlı müsabakaya katılmasında faydası düşünülen heykeltıraşlar ile yarışma jürisine katılmaları uygun görülen sanatçı ve sanat adamlarının görüş, kanı ve tekliflerini tespit etmiştir.

            Millî Eğitim Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi uzmanlarıyla da tartışma suretiyle tespit edilen yabancı heykeltıraşların seçimlerinde göz önüne alınan gaye, esas itibariyle şu prensiplere dayatılmaktadır:

               
  1. Yabancı hükümet ve mercilerin tavsiye edecekleri değil, dünya şöhretleri önceden tespit edilmiş olan belirli sanatçılarla görüşmek.
  2.            
  3. Geri planlarda kalan heykeltıraşlarla fuzuli teması önlemek.
  4.            
  5. Tespit edilen listelerdeki isimlerin önemi karşısında, ilgili makamların titizlikle tavsiye edecekleri genç kuşağa mensup yüksek kabiliyetleri de icabında tanıma inisiyatifini elde tutmak.
  6.            
  7. Yaşayan ünlü heykeltıraşlar arasında çeşitli sanat anlayış ve temayülüne sahip olanların en önemlileriyle tanışıp istişare edebilmek.

            Nitekim Güzel Sanatlar Umum Müdürlüğünce hazırlanıp Dışişlerimiz aracılığıyla ilgili devletlere sunulan heykeltıraş listeleri aşağıda sıra ile tetkik edilince, heyetin tanımak istediği sanatçılar ile ilgili devletlerin önemle tavsiye ettikleri sanatçıları, yan yana düzenlenen şu iki bölüm içinde göstermek mümkündür:

                                                           Fransa:

 

Heyetin listesindeki sanatkârlar:                    Fransa’nın ilave ve tavsiye ettiği sanatkârlar:

Ossip Zadkin                                                 Rene Collamarini

Robert Couturier                                            Germaine Richier

Emil Gilioly                                                   Jean Osouf

Alberto Clacometti                                        Georges Adam

Costantin Brancussi                                       Louis Leygue

Marcel Gimond

Jean Arp

Huber Yencesse

                                                           İtalya:

Giaccomo Manzu                                               Emilio Greco

Marino Marini                                                    Pericle Fazzini

                                                                       Marino Mazzacurati
                                                                       Mirco Basaldella

                                                                       Venanzio Crocetti

                                                                       Luciano Minguzzi

                                                                       Francesco Messina

 

                                                           Almanya:

Gerhard Marks                                                   Heinrich Krichner

Bernhard Bleeker                                               Hiller

Bernhard Heiliger                                               Hans Wimmer

Elcan Benno                                                      Karl Hartung

Stadtler                                                            Dierkes

Josef Henselmann                                             Hans Uhlmann

Josef Vackerle           

Rudolf Belling (21 seneden

beri Türkiye’dedir)

 

                                                           İngiltere:

 

Henry Moore

Jacop Epstein

 

                                                           İsveç:

 

Carl Milles (vefat etmiştir)

 

                                                           Avusturya:

 

Fritz Wortruba

Augustinus Ambrosi

            Yukarıda altı devlete göre tespit edilen listelere ilave olarak, göz önüne alınması gereken Amerika Birleşik Devletleri’ndeki heykeltıraşlar ise, aşağıda gösterilen ünlü sanatçılardan ibarettir:

                                                           A.B.D.:

 

İvan Meştroviç (aslen Hırvat)

Alexander Calder

Archipenco

Lipchitz

 

                                                           Yugoslavya:

 

Augustiniçiç

 

            Kendileriyle henüz ilişki kurulmamış sanatçılar da dahil olmak üzere yukarıda toplam olarak 8 devlet üzerinden düzenlenen listelerde, Güzel Sanatlar Umum Müdürlüğünce önceden tespit edilen sanatçılar 29 ve bazı yabancı idarelerce sonradan tavsiye edilen sanatçılar ise 18 kişi olduğuna göre, kendileriyle görüşülmesi gereken sanatçıların sayısı böylece toplam 47’ye yükselmekteydi. Halbuki bir yandan Avrupa tetkik ve temaslarına geç çıkılması zorunluluğu karşısında, sanatçılardan bazılarının başka ülkelere gitmesi, Birleşik Amerika’da bulunan sanatçılardan hemen hiçbiriyle –Ivan Meştroviç müstesna– herhangi bir şekilde temas edilmemiş olması, 4 sanatçının hasta, 2’sinin de vefat etmesi nevinden sebepler karşısında, inceleme heyeti 2 aya yakın bir zaman içinde, önceden tespit edilen ve salık verilen 48 sanatçıdan ancak 27’si ile esaslı bir biçimde görüşerek, gerekli danışma ve fikir alışverişi sağlamış ve böylelikle uluslararası sınırlı yarışma ve uluslararası yarışma jürisi hakkındaki listede adları gösterilen 27 sanatçı ile yerinde görüşmelerde bulunmuş ve bunlardan önemli bir kısmının atölyelerini ziyaret ederek, çalışma tarzlarını ve eserlerini görmek ve incelemek fırsatını elde etmiştir. Bu duruma göre görüşülen sanatçılar şunlardır:

            Fransa’da:

            Ossip Zadkin
            Robert Couturier
            Huber Yencesse
            Rene Collamarini
            Jean Osouf

            İtalya’da:

            Giaccomo Manzu
            Marino Marini
            Emilio Greco
            Pericle Fazzini
            Marino Mazzacurati
            Mirco Basaldella
            Venanzio Crocetti

            Almanya’da:

            Gerhard Marks
            Bernhard Bleeker
            Bernhard Heiliger
            Heinrich Kirchner
            Hiller
            Hans Wimmer
            Karl Hartung
            Dierkes
            Hans Uhlmann
            Rudolf Belling (21 senedir Türkiye’dedir)

            İngiltere’de:

            Henry Moore
            Jacop Epstein

            Avusturya’da:

            Fritz Wortruba

            Amerika Birleşik Devletleri’nde:

            İvan Meştroviç (yazılı olarak)

            Yugoslavya’da:

            Augustiniçiç

            B-  Sanatkârlarla şifahi temaslar ve kanaatler:

            Gidilen yabancı ülkelerde, tarih sırasına göre görüşülen sanatçıların adları, sanat eğilimleri, bunlardan bir kısmının yarışma ve jüri hakkındaki görüş ve kanıları aşağıda belirtilmiştir. Şöyle ki:

            Aslen Yugoslavya’nın Zagrep kentinden olup, halen Birleşik Amerika’da Indiana’da “Notre Dame” Üniversitesinde profesör olan 73 yaşındaki ünlü Hırvat heykeltıraş İvan Meştroviç, 8 Aralık 1956 tarihli mektubunda, söz konusu anıtsal heykellere büyük ilgi duyduğunu belirterek, yarışmaya bizzat uygulayıcı sanatçı olarak katılmaya hazır olduğunu ve dokümanları beklediğini bildirmiştir.

            Roma’da 1-2 Şubat 1957 tarihinde atölyelerinde ziyaret ettiğimiz ve İtalya Millî Eğitim Bakanlığı Eski Eserler, Müzeler ve Güzel Sanatlar Genel Müdürü Mr. de Angelis d’Ossat tarafından hararetle tavsiye edilen genç İtalyan sanatçılarından: E. Greco, M. Mazzacurati, M. Bassaldella, V. Grocetti, müsabakaya icracı olarak iştiraki arzu ettiklerini söylemişler; bunlardan P. Fazzini ise çok meşgul olduğu için hiçbir yarışmaya giremeyeceğini, ancak doğrudan doğruya sipariş kabul edebileceğini beyan etmiştir. Bu 5 genç sanatçının hemen hepsinin de çeşitli stillerde çalıştıkları görülmüştür. İçlerinden Mirco Basaldella geçen yıl Londra’da açılan “İkinci Dünya Harbinin Meçhul Siyasi Mahkûmu” adlı milletlerarası anıt yarışmasında ikincilik ödülü kazanmıştır.

            13 Şubat 1957 tarihinde Alman Güzel Sanatlar Konseyi Başkanlığının aracılığı ile Kolonya civarındaki villasının atölyesinde ziyaret ettiğimiz meşhur Alman heykeltıraş, 67 yaşındaki Gerhard Marks, anatomik kuruluşa empresyonizma yoluyla yönelmiş bir sanatçıdır. Birçok anıt ve heykel yapmıştır. Uluslararası mahdut yarışmaya icracı olarak katılmayı memnuniyetle arzu ettiğini belirtmiştir.

            22 Şubat 1957’de, Avusturya Millî Eğitim Bakanlığının aracılığı ile Viyana civarındaki atölyesinde ziyaret ettiğimiz 50 yaşındaki Avusturyalı meşhur heykeltıraş Prof. Wotruba, klasik geleneğe bağlı, modern anlayışlı bir sanatçıdır. Fatih yarışmasına icracı olarak katılmayı arzu ettiğini bildirmiştir. Kanaatince: bu mahdut yarışmaya yalnız İtalya’dan Manzu ile Marini, Fransa’dan Zadkin ile Brancussi ve Gimond, İngiltere’den Henry Moore ile Epstein, Almanya’dan da G. Marks ve ayrıca Türk heykeltıraşları davet edilmelidir. Milletlerarası juri ise, Fransa’dan Jean Cassou’nun, Venedik’ten Prof. Balhuchu’nun, Münih Devlet Galerisi Müdürü Buchner’in ve ayrıca Türk mütehassısların iştiraki ile teşkil edilmelidir.

            Avusturyalı ünlü heykeltıraş ve doğuştan sağır ve dilsiz olan Prof. Angustinus Ambrosi ile evvelden randevu tespit edilmediği için maalesef temasa geçilememiştir.

            6 Mart 1957 tarihinde, Fransa Hariciye Nezareti Kültürel Dış Münasebetler servisinin aracılığıyla, Paris civarındaki atölyesinde ziyaret ettiğimiz ünlü heykeltıraş Ossip Zadkin, Fatih Sultan Mehmet mevzuuna çok büyük bir ilgi duyduğunu ve ancak uluslararası sınırlı bir yarışmaya icracı olarak katılabileceğini bildirmiştir. Halen çok karakteristik bir ekspresyonizm yoluyla konularına yönelen sanatçı, atölyesindeki eserlerinden anlaşıldığı gibi, hemen her üslûpta çalışabilmektedir. Gerçi bu büyük sanatçı, önce sözlü beyanında, sonra da yazılı olarak yaptığı açıklamada, İstanbul’da dikilecek Fatih Sultan Mehmet anıtının hiçbir anıtla karşılaştırılamayacak önem derecesine bilhassa değinmekte ve kısaca şöyle demektedir: “Bence Sultan Mehmet’in hâtırasına anıt dikmek, vatanının şan ve şerefine saygı duyan bir devlet adamının en isabetli bir kararıdır. Bu hâtırayı anıtla anmak demek, tarih boyunca ve halk efsanelerinde nesillere mal olmuş bir olayı elle tutulur bir hale getirmek demektir. Bir heykel, herhangi bir fikrin, tarihî bir olayın kristalleşmiş bir biçimidir; bu neviden fikirleri ve olayları biçimler ve hatlarla, profiller ve hacimlerle ifade ederek hülasa etmeye çalışmak, onlara zaman dışında da manevi bir derinlik vermek demektir… Fatih Sultan Mehmet’in parlak ve orijinal kişiliği, zekâsı ve kahramanlığı, yalnız zamanın Yakın Doğu jeopolitikasını altüst etmekle kalmamış, aynı zamanda devrin entelektüel dünyasına, şairlerine, heykeltıraşlarına bile etki yapmıştır.      Bu derece harikulade bir kişiliğin hatırasını anmaya vesile olabilecek bir heykelin dikilmesi fikrinin, uluslararası bir yarışmaya yol açması kadar doğal bir şey olamaz. Onun içindir ki, aynı sebep beni de bu yarışmaya fiilen katılmaya götürmüştür”.

            6-7 Mart 1957 tarihinde, Paris’te genel Fransa Hariciye Nezareti Kültürel Dış Münasebetler servisinin delaletiyle yapılan temaslarda, bugünkü Fransız sanatının en ileri şahsiyetlerinden olan 5 heykeltıraşla istişare edilmiştir. Bunlardan bilhassa büyük önemi olan Robert Couturier, ekspresyonist bir temayülle olduğu kadar, çeşitli stillerde çalışan bir sanatçı sıfatıyla, ancak milletlerarası sınırlı bir yarışmaya iştirak edebileceğini bildirmiştir.

            Özlü bir tradisyona eserlerinde önemle yer vermiş olan meşhur Fransız heykeltıraş Jean Osouf, atölyesinde zevkle seyrettiğimiz eserleri arasında, milletlerarası mahdut bir Fatih anıtı müsabakasına iştirake memnuniyetle amade olduğunu söylemiştir.

            Klasik bir temel üzerine bina ettiği eserlerinde monümantal bir muvazene sağlayan meşhur Fransız heykeltıraş Huber Yencesse ise, Fatih için açılacak milletlerarası sınırlı yarışmaya memnuniyetle iştirak edeceğini beyan etmiştir.

            Kudretli bir üslûp üzerine kurduğu figüratif eserleriyle Paris’in tanınmış sanatkârlarından biri olan Rene Collamarini de uluslararası sınırlı bir yarışmaya şahsen iştirak edeceğini bildirmiştir.

            Paris’te temas ve istişare edeceğimiz heykeltıraşlara ait listemizde: Emil Cilioly, Alberto Giacometti, Constantin Brancussi, Marcel Gimond, Jean Arp gibi üstatların isimleri de bulunmasına rağmen, bunlarla maalesef görüşülememiştir. Emil Cilioly ile Jean Arp’ın heyetin Paris’te bulunduğu tarihlerde orada bulunmadıkları, meşhur heykeltıraş Marcel Gimond’un yeni bir kalp krizi geçirmekte olduğu, Alberto Giacometti’nin Londra’ya gittiği, büyük üstat Constantin Brancussi’nin ise ağır surette hasta yatmakta olduğu öğrenilmiştir ki, heyetin Mart sonlarına doğru Roma’ya avdetinde ise Brancussi’nin maalesef vefat ettiği haberi alınmıştır.

            Avrupa’daki heykel temaslarının en enteresan bir tarafı da İngiltere’de Londra’da cereyan etmiş, fakat bu temaslardan müsabakaya fiilen iştirak bakımından müspet bir netice elde edilememiştir.

            8 Mart 1957 tarihinde, Londra’daki Arts Council müessesesinin aracılığıyla evinde ziyaret ettiğimiz 76 yaşındaki ünlü İngiliz heykeltıraş Jacop Epstein, Rodin ayağıyla kudretli bir empresyonizmi eserlerine müessir kılmış ve dünyanın birçok yerlerinde eserler yaratmıştır. Halen büyük çapta dinî bir yaratma ile meşgul olan sanatkârın atölyesi gezilmiş ve o esnada sanatkâr, müsabakanın hiçbir şekline girmeyeceğini, doğrudan doğruya sipariş alabileceğini söylemiştir.

            9 Mart 1957’de Londra’nın 60 km. şimalindeki villasının atölyelerinde ziyaret ettiğimiz ve zamanımızın en başta gelen heykeltıraşlarından biri olan Henry Moore’a gelince: Halen 58 yaşında olan bu dikkate değer sanatçı, çeşitli zamanların ve şahsi inkişafının tesiri altında hemen her üslûpta çalışmış, fakat artık form ve ritimle ifadenin tek istikameti olan mutlak bir abstraksiyona intikal etmiştir. Atölyelerinde karşılaşılan ve çeşitli malzemeyle yapılmış olan eserler arasında figüratif ibdalar [yaratılar] da yer almaktadır. Bu arada insanlığın prehistoriyasını sembolleştiren “Kral Kraliçe” adlı, bronzdan dökülmüş, ikili bir grubun, sanatçının en son ve en dikkate değer figüratif eseri olduğu muhakkaktır.

            “Fatih” ve “Kanuni” anıtları hakkında kendisiyle uzun boylu istişare ve münakaşa edilen sanatçı, yaşadığımız çağın anıt dikme çağı olmadığı tezini müdafaa etmesine rağmen, her şeyin bir istisnası olabileceğine ve Türkiye’de anıt dikilmesinin hattâ bir gereksinme olduğuna da işaret etmiştir. Fatih ve Kanuni konularının önemi üzerindeki kişisel kanısını açıklayan Henry Moore, sanatına temel olan abstre ve non-figüratif vadide tarihî kişileri kamuoyuna gereği gibi yaklaştırmanın mümkün olamayacağını ileri sürerek, aslında büyük önemi olan söz konusu yarışmalara icracı sanatkâr olarak katılamayacağını söylemiş ve tarihî kişilerin anılarına dikilecek anıt ve heykellerde, sübjektif sanat eğilimlerinin değil, ancak kamuoyuna anlayacağı şekilde hitap edilmenin başlıca faktör olması gerektiğine önemle işaret etmiş ve söz konusu yarışmalar için gerekli olan milletlerarası jüride ödev almanın da kendisi için bir şeref olacağını bildirmiştir.

            14 Mart 1957 tarihinden bu yana Almanya’nın önemli bir sanat bölgesi olan Berlin’de gerekli inceleme ve temaslar yapılmıştır. Kolonya’daki Güzel Sanatlar Konseyinin aracılığıyla bu kentteki randevuları temin eden Batı Berlin Güzel Sanatlar Akademisi Müdürü Prof. Otto ile 14 Mart 1957 günü gerekli görüşmeler yapıldıktan sonra, aynı gün Akademi profesörlerinden Berhard Heiliger, Karl Hartung, Dierkes, Hans Uhlmann ile atölyelerinde uzun boylu görüşülerek, fikir teatisinde bulunulmuştur. Genç Almanya’nın şöhret yapmış ileri görüşlü sanatçıları arasında önemle yer aldığı bildirilen Prof. Schibe, Bayan Prof. Sentenis ve Prof. Gonda ile maalesef temas edilememiştir. Muavasalatımızın gecikmesi yüzünden, Akademi tarafından evvelce birkaç kere tespit edilip, zaruret yüzünden değişen randevu tarihlerindeki kararsızlık, bu üç sanatçıdan kesin randevu almaya olanak bırakmamıştır.

            Batı Berlin’in Güzel Sanatlar Akademisi heykel profesörlerinden olan 41 yaşındaki Prof. Berhard Heiliger’in eserlerindeki mânâ, ruh ve tekniğe bakılınca, sanatkârın anatomik organizme, konstrüktüf bir form içinde ifade verdiği derhal anlaşılmaktadır. Heiliger’in eserlerindeki derin duygu da bariz bir şekilde hissedilmektedir. 1949’dan beri Berlin Akademisinde profesör olan bu genç heykeltıraşa Alman sanat muhitlerinde fevkalade önem atfedilmektedir. Venedik’teki Bienal sergisinde dünyanın ilgisini kendine çeken Prof. Heiliger halen Stuttgard ile Esslingen’i birbirine bağlayan Neckar köprüsü için ilgiye değer bir gemici abidesi hazırlamaktadır. Sanatçı, kendisiyle yapılan uzun bir görüşmeden sonra çok önem verdiği Fatih yarışmasına icracı sanatçı olarak katılmak istediğini bildirmiştir. Heiliger’e göre, müsabakadan önce gerekli dokümanlar dağıtıldıktan sonra, yarışmalara 6 ay gibi uzun bir etüd hakkı tanınmalıdır. Ona göre, Fatih heykeli yarışması önünde, her sanatkâr sübjektif eğilimlerini değil, kamuoyunu ön plana almalıdır.

            Berlin Akademisi profesörü Karl Hartung ile 1 Mart 1957’de atölyesinde yapılan uzun bir görüşme sonunda, ileri derecede modern bir anlayışı temsil eden sanatçı, bütün güçlüğüne rağmen tarihî önemi olan söz konusu yarışmaya bir icracı olarak memnuniyetle katılacağını belirtmiştir.

            Berlin Akademisi profesörlerinden Dierkes ile 14 Mart 1957’de atölyesinde yapılan görüşmede kendisini bir Fatih Sultan Mehmet hayranı olduğunu bilhassa belirtmiştir. Klasik temeller üzerinde daha çok figüratif üslupta çalışan heykeltıraş Dierkes, Fatih yarışmasına icracı olarak iştirakten şeref duyacağını ifade etmiştir.

            Almanya’nın Henry Moore istikametinde eser veren önemli bir sanatçısı olarak tanınan Berln Akademisi profesörü Hans Uhlmann ile de 14 Mart 195’de atölyesinde uzun boylu görüşülmüştür. Sanatçının halen Freiburg Üniversitesi için “fikrî hayatı” temsil etmek üzere hazırlamakta olduğu ritim ve form, ahenk ve kontrastlarıyla yüklü olarak çelik çubuklarla meydana getirmeye çalıştığı bir eser, dikkate değer mahiyet arz etmektedir. Fakat Fatih müsabakasını çok enteresan bulan Prof. Uhlmann, non-figüratif ve abstre üslûbunun ihdas ettiği özellikler bakımından, tıpkı İngiliz Henry Moore gibi, bahis konusu müsabakaya katılamayacağını bildirmiştir.

            Kolonya’daki Güzel Sanatlar Konseyinin aracılığı ile Almanya’da son tetkik ve temas bölgesi olan Münih’e gelince: Sanatın her alanında özlü bir geleneğe bağlı olan Münih okulu mensuplarıyla temas hakikaten ilgiye değer bir mahiyet arz etmekte idi. Berlin’in hele İkinci Dünya Savaşından sonraki öncü zihniyeti yanında, Münih’in o her zamanki gelenekçiliğinin, bu iki kenti iki ayrı görüşün bağımsız birer merkezi haline getirdiği muhakkaktır. İstanbul’daki Güzel Sanatlar Akademimize resimde, heykelde kabiliyetli hocalar yetiştirmiş olan Münih’te 80 yaşını çoktan aşmış olan Prof. Berhard Bleeker ve Prof. Stadtler gibi üstatlar hâlâ çalışmakta idiler. Bu kentte önce Bavyera Sanatlar Akademisi Başkanı Prof. Praetorius ve Genel Sekreteri Kont Podewils ile gerekli temaslar yapıldıkan sonra, hazırlanan programın uygulanmasına geçildi.

            19 Mart 1957 günü Münih civarındaki atölyesinde genç bir insan enerjisiyle çalışmakta olan Prof. Bernhard Bleeker ile bir saat kadar görüşüldü. Prof. Bleeker, Fatih Sultan Mehmet’e büyük bir hayranlık duymakta ve onun hatırasına dikilecek anıtsal bir heykel için mutlaka uluslararası sınırlı bir müsabaka açmanın gerekli olduğuna işaret etmektedir. Bleeker’e göre bu yarışmaya ancak Almanya’dan Marks, Wimmer, Heiliger; Amerika’dan Meştroviç; İtalya’dan Manzu ve Marino Marini ve ayrıca Türk heykeltıraşları davet edilmelidir. Prof. Bleeker, açılacak Fatih heykeli yarışmasına şahsen icracı olarak katılmaktan şeref duyacağını söylemiştir. Bleeker halen atölyesinde Alman süvarisini anma vesilesiyle doğrudan doğruya kendisine sipariş edilen bir anıtı hazırlamakla meşguldür. Bu dikkate değer süvari anıtı, dikdörtgen prizma bir kaide üzerinde, eğerli, başını ileri uzatmış olarak duran, binicisiz bir attan ibarettir (!). Prof. Bleeker, Fatih anıtı için teşkil edilecek jürinin sırf Türk mütehassıslarla teşkilini teklif etmektedir.

            Münih Güzel Sanatlar Akademisi profesörlerinden Wimmer ile de 19 Mart 1957’de özel atölyesinde görüşülmüştür. Bavyera Güzel Sanatlar Akademisi Genel Sekreteri Kont Podewils’in refakatinde ziyaret edilen Prof. Wimmer, Fatih için açılacak uluslararası sınırlı yarışmaya icracı olarak katılmaya bütün kalbiyle hazır olduğunu belirtmiştir. Prof. Wimmer’in atölyesindeki çeşitli üslûpta çalışılmış eserler arasından Mussolini’nin doğadan çalışılmış çok ilgiye değer bir başı da bulunmaktadır. Prof. Wimmer, Fatih yarışması için kurulacak jürinin yalnız Türk uzmanlarından kurulmasında fayda düşünmektedir.

            Münih ekolünün en önemli şahsiyetlerinden biri olan Prof. Heinrich Kirchner de 19 Mart 1957’de atölyesinde ziyaret edilmiştir. Fatih Sultan Mehmet’e büyük bir hayranlık besleyen bu tanınmış heykeltıraş da, söz konusu anıt için kati surette uluslararası sınırlı yarışma şeklini müdafaa etmiştir. Gerek Berlin’de ve gerek Münih’te, gerek Almanya’nın ilgili bölgelerinde kendileriyle teması arzu ettiğimiz heykeltıraşlara ait listede: Prof. Benno, Prof. Josef Henselmann, Prof. Josef Vackerle ve Prof. Stadler gibi üstatların adları da olmasına rağmen bu sanatkârlarla maalesef görüşülememiştir. Bunlardan Prof. Elcan Benno, Büyükelçiliğimize gönderdiği mektupta çok ihtiyar ve hasta olduğu için artık çalışamadığını bildirmekte ve kendisiyle de istişare edilmesi hususunda izhar edilen arzuya teşekkür etmektedir. Prof. Josef Henselmann ve Prof. Stadler halen Münih’te hasta bulunmaktadırlar. Prof. Josef Vackerle’nin de halen nerede olduğu bilinmediği için kendisiyle randevu tespit edilememiştir.

            1 Şubat 1957 tarihinden itibaren İtalya’da başlayan temas ve tetkikler esnasında, bugünkü sanatın en ileri şahsiyetlerinden olan Giaccomo Manzu ve Marino Marini gibi iki büyük sanatçı ile temas etme imkânı elde edilememiştir. Çünkü Roma Eski Eserler ve Müzeler ve Güzel Sanatlar Umum Müdürlüğünce tespit edilen randevuların heyetin hareket tarihinin zaruri ertelenmesi sebebiyle tahakkuk ettirilememesi buna yol açmış, dolayısıyla Milano’da bulunan sanatçılarla randevu tespitine imkân hasıl olamamıştır. Nitekim Şubat 1957 başında heyetin Milano’ya gelişinde, yalnız programda adları bulunan G. Manzu ile M. Marini’yi değil, İtalyan makamlarının hararetle tavsiye ettiği Francesco Messina ve Luciano Minguzzi’yi bile görememek durumu ve bu itibarla Milano temasları avdete ertelenmişti. Nihayet Milano kentinin Eski Eserler, Müzeler ve Galeriler İdaresi Müdürü M. Delaqua’nın teşebbüs ve aracılığıyla avdet için yeniden tespit edilen programın uygulanmasına geçilebilmiştir. 20 Mart 1957’de heyetin Milano’ya gelişinde yalnız Prof. Marini ile görüşebilme imkânı elde edilmiş oldu. Çünkü Prof. Manzu, o esnada Roma’ya gitmiş ve kendisiyle Roma’da temas edilme imkânı sağlanmıştı.

            Prof. Marini’ye 20 Mart 1957 günü Milano kentinin içindeki atölyesinde mülaki olunmuştur. Sanatındaki teknik ve ifade üslûpları bakımından figüratif olmakla beraber, ekspresyonist, hattâ sürrealist ve birçok ahvalde avangard bir zihniyetle çalışan Marini, Fatih konusuna karşı büyük bir ilgi göstermiş, fakat yarışmaya katılıp katılmayacağı hakkındaki son kararını, ancak dokümanları iyice tetkikten sonra verebileceğini bildirmiştir. Bu tanınmış sanatçının da jüri teşkili hakkındaki kanısı, daha önce Münih’te Prof. Wimmer ve Prof. Bleeker tarafından izhar edilen kanaatlerin aynıdır. Prof. Marini de jürinin yalnız Türk uzmanlarından teşkilinin doğru olacağı kanısını izhar etmiştir. Prof. Marini, milletlerarası sınırlı yarışmaya davet edilecek yerli ve yabancı sanatçıların 20-25 kişiyi geçmemesi ve jüride ödev alacaklara yarışmaya girme hakkının tanınmaması esaslarına da önemle işaret etmiştir.

            Avrupa’daki inceleme ve istişare temaslarının şüphesiz en önemlilerinden biri de, Roma’da dünyaca tanınmış büyük heykeltıraş Giaccomo Manzu ile olmuştur. Nitekim 22 Mart 1957 tarihinde Roma’da Albergo Moderno’da Prof. Manzu’ya mülaki olunmuştur. Manzu, o tarihlerde Roma’da kendisine doğrudan doğruya tevdi edilen iki önemli ödevin gerçekleştirilmesi ile meşguldü. Bunlardan biri, İtalyan Devlet adamı müteveffa Casperi için, Roma Bazilikalarından birinin Narteks kısmında yapılan anıtsal bir lahit kompozisyonu, diğeri de, Roma’daki St. Pierre kilisesi için meydan getirilmesi gereken, bronzdan işlenecek monümantal bir kapı idi. Sanatı ve kişisel üslûbu çok yakından bilinen Manzu’nun her şeyden önce bir anıt heykeltıraşı olduğu muhakkaktır. Çünkü gerek heyecanı, gerek sanatçılık mizacına temel olan ateşli romantizmi, onu bilhassa anıtsal işlerde temayüz ettirmişti [öne çıkarmıştı]. Sanatkârın sakin mizacı içinde vakit vakit baş gösteren samimi fakat ölçülü heyecanı, kendisinin Fatih ve Kanuni konularına verdiği öneme bilhassa tanıklık ediyordu. Sanatında hemen her üslûpta çalışan Manzu’nun bilhassa tarihî ve dinî konuları heyecanla ve samimi bir romantizmle de mezcederek [birleştirerek] ifade edeceğine daha ilk mülakatta tanık olmamaya imkân yoktu. Kendisiyle uzun uzadıya ve rahat bir hava içinde istişare edildi. Prof. Manzu’nun kanıları bilhassa şu noktalar etrafında toplanıyordu:

  1.             Fatih’in ve Kanuni’nin hatıralarına dikilecek anıtsal heykeller için uluslararası sınırlı yarışma açılmalı ve şu sanatçılar davet edilmelidir: Fransa: O. Zadkin, A. Giacometti; İtalya: M. Marini, P. Fazzini, Greco; İngiltere’den: jüriye girmediği takdirde H. Moore; Avusturya’dan: W. Wotruba; Almanya’dan: Heiliger, Hartung, Gerhard Marks; Amerika’dan Meştroviç ve Lipchitz.

  2.             Milletlerarası sınırlı yarışmalar için gene uluslararası bir jüri teşkil edilmeli ve üye adedi tek kalması icap eden bu jüride en az 3 yabancı mütehassıs bulunmalı ve kanaatine göre bu jüriye, Avrupa sanatının tanınmış şahsiyetlerinden olan Fransız münekkidi [eleştirmeni] M. Jean Cassou, İngiliz heykeltıraş M. Henry Moore (müsabakaya iştirak etmediği takdirde) ve bir İtalyan mütehassıs katılmalıdır. Bu jüride mutlaka bir mimar, bir heykeltıraş ve bir ressam bulunmalıdır.

            Prof. Giaccomo Manzu, Fatih ve Kanuni heykel yarışmalarına icracı sanatçı sıfatıyla girmeyi prensip olarak memnuniyetle arzu etmekle beraber, bu husustaki kati kararını, ancak dokümantasyonu iyice tetkik ettikten ve heykellerin dikileceği mahalleri İstanbul’da bizzat gezip gördükten sonra verebileceğini beyan etmiştir.
            Tetkik ve temasların son merhalesi Yugoslavya’nın Hırvatistan bölgesindeki Meştroviç Okulu mensupları olduğuna göre, Mart 1957 sonlarında da bu bölgeye geçilerek, evvela Lublijana’da gerekli incelemeler yapılmış ve bazı anıtlar mahallinde tetkik edilmiştir. Bilhassa 28.3.1957 tarihinde, Yugoslavya Enformasyon Servisinin delaletiyle, Meştroviç’in en mühim talebelerinden biri olan Prof. Augustinçiç ile Zagreb’deki atölyesinde gerekli temas ve istişareler yapılmıştır.
            60-65 yaşlarında olduğu tahmin edilen Prof. Augustinçiç, beynelmilel müsabakada birinci mükâfatla kazandığı Habeşistan Kurtuluş Abidesi ile gene aynı şekilde kazandığı Polonya’daki General Pilsudky Abidesini yapan mühim bir sanatçıdır. Daha çok Rodin sanatından gelen empresyonist bir görüşle büyük çapta eserler başarmış olan Augustinçiç, bilhassa tarihî konuların gerçekleştirilmesinde muvaffak olmaktadır.
            Kanuni Sultan Süleyman’a büyük bir hayranlıkla bağlı olan Augustinçiç, tarihimizin en büyük şahsiyetlerinden biri olan Kanuni’yi Sırbistan’ın despotlardan kurtarıcısı olarak vasıflandırmaktadır. Prof. Augustinçiç, Fatih ve Kanuni yarışmalarına girmekten prensip itibariyle şeref duyacağını ve nihai kararı ancak dokümantasyonu tetkik ettikten sonra verebileceğini söylemiş ve teşkil edilecek milletlerarası jüride ekseriyeti Türk mütehassısların teşkil etmesine ehemmiyetle işaret etmiştir.
            Heyet, Nisan 1957 başında yurda avdet edince, kendileriyle görüşülen sanatkârların 27’ncisi olan meşhur Alman heykeltıraş Prof. Rudolf Belling ile temas ve istişarelerde bulunmuştur. Bilindiği gibi Alman sanatının ileri şahsiyetlerinden olan Rudolf Belling, 1936 yılından itibaren uzman sıfatıyla memleketimizde bulunmaktadır. Belling, 15 yıla yakın bir zamandan beri İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü şefliğini deruhte etmiş ve yeni bir Türk heykeltıraş neslinin yetişmesinde büyük hizmeti olmuştur. Belling, halen İstanbul Teknik Üniversitesinde profesördür. Geçen yıl Almanya’da yeniden sergiler açarak sanat dünyasının ilgisini tekrar kendine çeken ve çok önemli kritikler alan Belling, Fatih ve Kanuni heykelleri için mutlaka uluslararası mahiyette sınırlı yarışmalar açılması gerektiğini önemle açıklamakta ve bu yarışmalara icracı sanatçı olarak iştirake memnuniyetle âmade olduğunu söylemektedir.

           

B- Milletlerarası Mahdut Müsabakaya kimler çağrılmalı ve müsabaka nasıl cereyan etmeli:

            Yukarıdan beri izaha çalışıldığı gibi, gerek kendileriyle temas edilen sanatçılardan en önemlilerinin bu husustaki görüş ve tekliflerine, gerek heyetin temaslarından elde ettiği kanaat ve neticeye göre adedi 29-30’u geçmemek üzere davet edilecek yerlei ve yabancı sanatçılar arasında, aşağıda sıra ile belirtildiği gibi, iki devreli bir yarışma açılmasında büyük bir fayda mülahaza edilmektedir:

               
  1. Belirli sanatçılar arasında verilecek esas dokümanlara göre sonuçlandırılacak etüd devresi.
  2.            
  3. Sırf etüd devresinde başarı gösteren sanatçılar arasında açılacak kati yarışma devresi.

            Avrupa’da kendileriyle temas edilen sanatkârların hemen hepsinin, ileri gelen Türk heykeltıraşlarıyla birlikte uluslararası sınırlı yarışmaya iştirak edebilecek değerde isim yapmış sanatçılar olduklarına heyetimizce tam ve yetkin bir kanaat hasıl olmuştur. Kaldı ki, vaktin darlığı, anıtların bir an önce yarışmaya konulması nevinden neden ve gereksinmeler, bir yandan Amerika’da bulunan Alexander Calder, William Zorach, Lipchitz, Archipenco gibi üstatlar ile halen İngiltere’de bulunmakta olan Alberto Giacometti’nin yazılı mütalâalarına müracaat edilirken, diğer yandan dokümanları bir an önce hazırlayıp, belirli sanatçıların hemen yarışmaya davet edilmeleri hazırlıklarına başlanmasında zorunluluk görülmektedir.

            Kendileriyle konuşulup istişare edilen sanatçılarda klasikle avangard arasında çeşitli görgü ve anlayış kademelerinin mevcut olması keyfiyetinde, sanatta tek bir istikamette saplanıp kalmak zihniyetinin intaç edeceği tehlikeli dogmatizmin kolayca bertaraf edilmesi bakımından büyük fayda mülahaza edilmektedir.

            Burada esas olan şey, sanatçılardan ne istediğimizi tam manasıyla ihtiva edecek şartnameyi yarışmacılara tevzi etmek ve ancak bu şartname müstenidatına tam manasıyla cevap verecek eseri bulup meydana çıkarmaktır. İşte böyle esaslı bir şartname iledir ki, yarışmacılar arasında ilk eleme kendiliğinden yapılmış olacak, ancak başarısına güvenilebilen mahdut bir grubun böyle mesuliyetli bir yarışmaya icabı gibi iştiraki sağlanmış olacaktır. Bu duruma göre, halen kendileriyle görüşülen ve henüz görüşülmemiş olan sanat adamlarıyla, aşağıda listeler halinde arz edildiği gibi, biri mahdut üyeli, diğeri ise oldukça zengin üyeli iki ayrı grup teşkili ve bunlardan uygun görülecek tek bir gruba mensup sanatçıların milletlerarası sınırlı yarışmaya ismen davet edilmelerinin en doğru bir hareket tarzı olduğu muhakkaktır. Bu duruma göre, yarışmacılar listesi aşağıda olduğu gibi tespit edilmiştir:

            1 numaralı Mahdut Üyeli Yarışmacılar listesi:
            İtalya’dan: C. Manzu, E. Greco
            Fransa’dan: O. Zadkin, R. Couturier, A. Giacometti
            Almanya’dan: Bernhard Heiliger, Karl Hartung, Gerhard Marks, Rudolf Belling (halen Türkiye’dedir)
            Avusturya’dan: Fritz Wortuba
            Amerika’dan: İvan Meştroviç
            Yugoslavya’dan; Augustinçiç
            Türkiye’den Nejat Sirel, Zühtü Müridoğlu, Hadi Bara, Nusret Suman, Kenan Yontunç

            2 numaralı Çok Üyeli Müsabıklar listesi:

            İtalya’dan: C. Manzu, M. Marini, E. Greco, M. Mazzacurati, M. Basaldelle, Venanzio Crocatti
            Fransa’dan: O. Zadkin, Robert Couturier, Jean Osouf, Hubert Yencesse, Robert Collamrini
            Almanya’dan: B. Heiliger, K. Hartung, Dierkes, B. Bleeker, H. Kirchner, Hiller, H. Wimmer
            Avusturya’dan: F. Wortruba, İvan Meştroviç
            Yugoslavya’dan: Augustinçiç
            Türkiye’den: Nejat Sirel, Zühtü Müridoğlu, Hadi Bara, Nusret Suman, Kenan Yontunç, Yavuz Göre, Hüseyin Ankara, Hakkı Atamulu, Hüseyin, Şadi Çalık, İlhan Koman

               
  1. Uluslararası Jüri:

            Yarışmaların selametle ve matluba uygun yürümesini temin bakımından da Avrupa’da gerekli temas, istişare ve fikir alışverişinde bulunulmuş ve bu arada sanat dünyasının belli başlı şahsiyetleri olan D. Angelis d’Ossat, Jean Cassou, Prof. Dr. Ernst Thiele ile jüri üyeleri ve yarışmalar hakkında esaslı istişareler yapılmıştır. Hattâ temas programında Stockholm Güzel Sanatlar Akademisi uzmanları ve İsveç Mimarlar Birliği azası Prof. Jacobson ile de görüşme derpiş edilmesine rağmen, seyahatin bu cihete temdit edilmeme zorunluluğu kuzeyde yapılacak temaslara imkân bırakmamıştır.

            Jüri teşkili hususunda elde edilen neticelere göre, üye adedi imkân nispetinde 9’u geçmemesi gereken jüride esas itibariyle: heykeltıraş, ressam, mimar, sanat eleştiricisi, estet, tarihçi ve sanat tarihçisi bulundurulması elzem ve zaruri görülmektedir. Bu duruma göre heykelde iki ayrı istikameti temsil eden ve yarışmaya fiilen katılmayan dünyaca tanınmış İngiliz heykeltıraşlarından Henry Moore ve Jacop Epstein’in de jüriye katılmalarında fayda düşünülmektedir. Kaldı ki, yarışmaya İngiltere’den başka hiçbir sanatçının davet edilmemesi keyfiyeti de bu görüşü teyit etmektedir (!). Jüriye Fransa’dan ünlü sanat eleştiricisi M. Jean Cassou’nun ya da İtalya’nın Müzeler, Eski Eserler ve Güzel Sanatlar Umum Müdürü M. De Angelis d’Ossat ile İsveçli mimar Prof. Jacobsen’in veya Yugoslavyalı mimar Prof. İbler’in katılmasında büyük fayda mülahaza edilmektedir. Bu takdirde yarışma jürisinin tanınmış Türk uzmanlarıyla birlikte aşağıdaki şekilde kompoze edilebilmesi mümkün ve faydalı görülmektedir:

            9 üyeli Milletlerarası Heykel Müsabakası Jürisi listesi:

               
  1. Jean Cassou (Fransa) veya de Angelis d’Ossat (İtalya)
  2.            
  3. Henry Moore (İngiltere)
  4.            
  5. Jacop Epstein (İngiltere)
  6.            
  7. Jacobsen (İsveç) veya İbler (Yugoslavya)
  8.            
  9. Vakıflar Umum Müdürlüğü temsilcisi
  10.            
  11. Türk yüksek mimar (tercihen Prof. Emin Onat)
  12.            
  13. Türk estet (tercihen Prof. Suut Kemal Yetkin)
  14.            
  15. Türk tarihçi (tercihen Prof. Cavit Baysun)
  16.            
  17. Türk ressam (tercihen Halil Dikmen)

            Yukarıdaki şekilde düzenlenecek bir jüride, gerek heykel sanatı gerek bütün kollarıyla plastik sanatlar ve ayrıca sanatın fikir, teknik ve estetik yönleri, ölçülü ve dengeli bir iştirak oranıyla temsil edilmekte ve yabancı uzman iştiraki karşısında Türk uzmanlarının iştiraki çoğunluğu teşkil etmektedir. Ancak konkurüstü heykeltıraşlarımızdan müsabakaya icracı olarak girmeyenler bulunduğu takdirde, bunlardan birinin jüriye katılmasında fayda, hattâ zorunluluk görülmektedir. Bu duruma göre, üye miktarının tek rakamlı kalmak üzere 11’e çıkarılmasında zorunluluk ortaya çıkmaktadır ki 11. üyenin de yabancı uzmanlar arasından seçilmesi suretiyle yerli ve yabancı uzman iştirakinin böylelikle gene aynı oranda muhafaza edilmesi imkânı sağlanmış olacaktır.

            Şimdilik çabucak halli gereken işler arasında: iki devreli uluslararası sınırlı yarışmanın ne tarzda cereyan edeceğini, yarışmacıların tabi olacakları kayıt ve şartları, söz konusu heykellerin gerektirdiği amaç ile ne yolda realize edilmesi icap edeceği hakkındaki esas prensip ve direktifleri ihtiva etmesi icap eden dört başı mamur bir şartname ile jürinin kompozisyonu, çalışma tarzı, reylerin nasıl verileceği ve bunların halen hazırlanmakta olan dokümanlarla birlikte bir an önce tatbik mevkiine konabilmesi için, bir iki Avrupalı uzmanın da katılacağı 3-4 kişilik bir şartname ve talimatname komitesinin hemen faaliyete geçirilmesi, bu suretle meydana gelecek malzemenin tasvip ve tasdikini müteakip: Türkçe, Almanca ve Fransızca olarak süratle tabettirilmesi hususları elzem ve zaruri görülmektedir.

            Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman için İstanbul’da dikilmeleri kararlaştırılan anıtsal heykellerin uluslararası sınırlı yarışmaya vazı, yerli ve yabancı üyelerin tespitiyle yarışma jürisinin teşkili ve sair hususlar hakkında bu kere Avrupa’da ilgililerle yaptığımız temas, tetkik, görüşme ve fikir teatisi sonunda, yukarıda sırasıyla belirttiğimiz kanaat, mütalâa, fikir ve tekliflerde tam bir görüş ve anlayış birliğine vardığımızı ve 24 Nisan 1957 tarihinde tertip ve tanzim edilen ve 16 sayfadan ibaret olan işbu raporu gene aynı zihniyetle imzalamış bulunduğumuzu arz ve beyan ederiz.